1

DENİZ SAĞDIÇ      “Ready-ReMade” 

04 Ekim – 31 Aralık 2016

 

VİS SANAT, YENİ SEZONUN İLK SERGİSİNDE GENÇ SANATÇI DENİZ SAĞDIÇ’IN “Ready-ReMade” BAŞLIKLI PROJESİNE YER VERİYOR. IŞIK GENÇOĞLU KÜRATÖRLÜĞÜNDE GERÇEKLEŞEN SERGİ, 4 EKİM – 31 ARALIK 2016 TARİHLERİ ARASINDA İZLENEBİLİR.

 

Evrensel değerler zemininde, güncel teknolojiyle geleneksel olanı birleştirerek, kültür ve sanatın toplumsal katmanların tümüne yayılmasını sağlama hedefiyle yola çıkan Vis Sanat, sezona Deniz Sağdıç, “Ready-ReMade” sergisiyle başlıyor.

Deniz Sağdıç, Ready-ReMade olarak kavramlaştırdığı yaklaşımında, sanatta biçim ve düşünce düzleminde ortaya konulan ayrıştırmalara odaklanıyor. Sanatçı, günlük kullanım nesnelerini, görece tüketilip, terk edildikleri noktalardan kendi deyimiyle “devralarak”, bu nesnelere kendisiyle özdeşleşen çizgilerle müdahalelerde bulunuyor. Bu yöntemle, düşünceyi yaratıcı eylemle ilişkilendiren Sağdıç, buluntu nesneyi sanatın doğasında yeniden var etmeyi amaçlıyor.

 

Sağdıç’a göre; hazır yapım –ready made– nesnenin sanata dahil olmasıyla yaratıcı eylemin yerini düşünceye bıraktığına yönelik kabul edilmiş yaklaşım; sanatı, yalnızca eser üzerinden değerlendiren bir sanat tarihi okumasıdır. Söz konusu yaklaşım, eseri de biçim çerçevesinde incelemektedir. Böylece hazır yapım nesneyle biçim unsurlarından sıyrılan sanatın, sadece düşünceyle, öncül ve saf halini kazandığı ileri sürülmüştür. Deniz Sağdıç, “Ready-ReMade”de hazır yapım nesneye biçimsel müdahalelerde bulunarak söz konusu yaklaşımla bu bağlamda bir hesaplaşmaya girişir.

 

Sağdıç’ın yürürlükte olan sanat yaklaşımıyla hesaplaşması, kaçınılmaz olarak sanatçı tanımına da yöneliktir. Sağdıç’a göre söz konusu yaklaşım sadece sanatı değil sanatçıyı da eser üzerinden tanımlamakta, sanatçının ‘ne’liğinden öte ‘kim’liği zemininde temellendirmektedir. Bu şekilde, sanatta hepten beri sanatçısıyla ‘var’ olan düşüncenin, ilk olarak hazır yapım nesneyle yürürlüğe girdiği yanılsamasına düşülmüştür. Sağdıç’ın “Ready-ReMade” yaklaşımı, yaşadığı dönem, hayata getirdiği biçim ne olursa olsun sanatçının ilk günden beri düşüncesiyle var olduğuna vurgu yapar.

 

“Ready-ReMade” kavramıyla oluşturulan çalışmaların her birinde nesneler, kazandıkları yeni biçimlerle birbirlerinden bağımsız içeriklere sahip olurlar. Kimi çalışmada evrensel insan davranışları sorunsallaştırılırken, bir başka çalışma yaşamın güncel pratiklerine yönelik eleştiriler taşımaktadır. Düşün dünyasına ait çeşitli kavramların görünürlük kazanmasına yönelik deneme örneklerinin de yer aldığı sergide, kimi nesneler yalnızca Sağdıç’ın kendilerine atadığı işleve yönelik isimler çerçevesinde farklı bir içeriğe bağlamlanır.

 

Deniz Sağdıç, “Ready-ReMade” sergisi Işık Gençoğlu küratörlüğünde, 4 Ekim 2016 tarihinden itibaren Vis Sanat’ta izlenebilir.

 

DENİZ SAĞDIÇ

Mersin doğumlu sanatçı, 1999 yılında Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakütesi’nde sanat eğitimine başladı. Daha öğrencilik yıllarında çeşitli projelerde yer aldı. 2003 yılında aynı üniversiteden, fakülte birincisi olarak mezun oldu. Mezuniyet başarısının getirdiği akademik davetlere rağmen, sanatını, ülkenin sanat başkentinde sürdürmek üzere İstanbul’da kendi atölyesini kurdu. Genç yaşta olgunlaştırdığı kendine özgü plastik üslubu, kısa zamanda sanatçının imzası haline geldi. Çalışmaları mimari mekân öğesi ve tasarım ürünü olarak, farklı sanatçılar tarafından yeniden üretildi. Video, fotoğraf ve baskı alanında da çalışmalarda bulunan sanatçının, son dönemde çeşitli mekanlara özel ürettiği yerleştirmeleri dikkat çekicidir. Bugüne dek dokuzu kişisel olmak üzere uluslararası ve ulusal birçok projede yer alan genç sanatçı çalışmalarını İstanbul’daki atölyesinde sürdürmektedir.

 

BDSL - AÇILIŞSIZ

Bana Doğruyu Söyle, lütfen”

Ahu Akkan,  Ahu Akgün,  Barış Cihanoğlu,  Beyza Boynudelik,  Bikem Ekberzade,  Cansu Tanpolat,  Deniz Sağdıç,  Erdinç Babat,  Işık Özçelik, Işıl Şen,  Meliha Sözeri,  Murat Germen,  Nur Gürel,  Serdar Yörük

11.08.2016 – 10.09.2016

“Köpekler havlayacak, insanlar araya girecek, para kazanmak gerekecek, sağlık bozulacaktır. Üstelik, bütün bu zorlukları ağırlaştıran ve onlara katlanmayı daha da güçleştiren şey, dünyanın o mahut aldırmazlığıdır. O, insanlardan şiirler, romanlar, tarihçeler yazmalarını istemez, bunlara gereksinim duymaz. Flaubert’in doğru sözcüğü bulup bulamadığı ya da Carlyle’in şu veya bu gerçeği titizlikle doğrulayıp doğrulamadığını umursamaz o.”

Virginia Woolf, Kendine Ait Bir Oda, Çağdaş Dünya Klasikleri

Virginia Woolf’un edebi cambazlığa gerek duymadan, akıcı ve net anlatımı ile ortaya koyduğu “insana mahsus” durumların, yaşadığımız coğrafyada bu yüzyılda da hala yaşanıyor ve can yakıyor olması, belki de  bazı “doğru taşları”nın doğru yerlerde olmadığının göstergesi olabilir mi?

Belki de, Dünya’ya ne bir eksik, ne bir fazla, “olanı” gösterebilmeyi umursar olmamızın zamanı şimdidir.

“Bana Doğruyu Söyle, lütfen” Sergisi’nde, toplumun görece değerleri sanatçı gözü ve yorumuyla tekrar gündeme taşınarak doğruluğu ve uygulanabilirliği tartışmaya açılıyor. Sergi, tanık olduğumuz tüm yaşananları ülke sınırlarının ötesinde dünya meselesi olarak görüp, sanatın ince hassas terazisi ve evrensel dili aracılığıyla insanlık adına sorguluyor: “Bana Doğruyu Söyle, lütfen”.

Sanatın toplumu oluşturan her kesimde farkındalığı arttıracağına ve oluşacak bu farkındalığın tabana yayılmasının güzele ulaşmayı kolaylaştıracağına inanan Vis Sanat, çalışmalarını bu doğrultuda genişleterek topluma mal olacak işler başarmayı hedefliyor.

Işık Gençoğlu, Küratör

 

DESEN- RESİM

  Barış Cihanoğlu

 “DESENFORMASYON”

    04.05.2016 – 04.06.2016

 

Genç kuşak figüratif ressamlar arasında, ses getiren sergileri ve kendine özgü resim dili ile tanınan Barış Cihanoğlu, “Enformasyon Çağı”nda yaşanan yoğun dezenformasyona ironik bir göndemeyle   ‘’Desenformasyon‘’ ismini verdiği yeni solosunu, tümüyle kağıt üzerine yaptığı işlerden oluşturuyor.

‘’Desenformasyon’’ sergisinde, modelden kara kalem çizimlere, imgesel karalamalara, laviye, sulu boyaya, akriliğe kadar uzanan, gerek teknik gerekse malzeme açısından son derece geniş bir yelpaze dahilinde kotarılmış eserlere tanıklık ediyoruz. Barış Cihanoğlu’nun önceki sergilerinden aşina olduğumuz, dekupe edilmiş figürler ve üst üste binen katmanlar, bu sergisinde kağıt kolajlara dönüşmüş. Özenle oluşturulmuş sıradışı kurguları ve imge-leke ağırlıklı işleri, sanatçının neredeyse tüm dönemlerinden izler taşımakta.

Sanat yazarı Özcan Türkmen, sanatçının son sergisi için şunları dile getirmekte: ‘’Barış, deseni hiç terk etmeyen ender sanatçılardan. Ciddi emek ve sabır isteyen desenin, geleneksel ustalığına ulaşabilmek için canlı modelden çalışma disiplinini aralıksız sürdürdüğü gibi, teknoloji fetişizmine de hiç kapılmadı. Kendisini içinde bulunduğumuz dönemin birçok sanatçısından farklı bir yere taşıyan bu yönelimlerinin, “desenformasyon” sergisiyle birlikte semeresini vermiş olduğunu görüyoruz. “Ben desen ile özgürleştim” diyen Barış, tam da kavuştuğu bu özgürlük sayesinde, kendi imge dünyasını izleyiciye güçlü bir biçimde duyumsatmayı başarıyor. Kağıt işlerden oluşan “desenformasyon”, Barış’ın serbest kalem çizimlerindeki yetkinliğini sergilemekle kalmıyor, bize gelenekselin çağdaşla, tekniğin kurguyla, rastlantının yaratıcılıkla, bir sergi konsepti içinde nasıl harmanlanabileceğini gösteriyor”.

Barış Cihanoğlu, sanatına sürekli yenilikler katarak, üretkenliği ve yaratıcılığı ile izleyenleri şaşırtmaya devam etmektedir.‘’Desenformasyon’’ sergisi, 4 Mayıs- 4 Haziran 2016 tarihleri arasında, Vis Sanat’ta görülebilir.

”DESENFORMASYON” – Basın Bülteni      

“DESENFORMASYON” – Tüm Eserler (8MB)     

 

 

VİS-SERGİ-16-01-2

Barış Cihanoğlu,   Çayan Yılmaz

Erdinç Babat,   Meliha Sözeri

“Çoğulcu Arayışlar”

25.02.2016 – 25.03.2016

 

İstanbul’un yeni sanat merkezlerinden VİS SANAT kapısını  Barış Cihanoğlu, Çayan Yılmaz, Erdinç Babat  ve  Meliha Sözeri’nin işlerinin yer aldığı  “Çoğulcu Arayışlar” sergisiyle açıyor. Küratörlüğünü Mahmut Nüvit’in yaptığı “Çoğulcu Arayışlar” geleneksel sanatlardan modern sanata geçişte,  sanatçının bireyselleşme çabalarını ele alıyor. Sergi 25 Şubat 2016 tarihinden 25 Mart 2016 tarihine kadar, ViS SANAT Galerisinde izlenebilir.

Modernitenin sorunu kişiselleşmedir. Kişi orijinal, otantik ve biriciktir. Veya modern insan buna inandırılmıştır. Oysa devraldığımız geleneksel sanatta insan, anonim tarzda bir istif düzeni içinde görülen ve sadece istif düzeninde bir yeri ve değeri olan insandır.  Cemaatle anılır ve çoğunluğun içinde değerlidir. Aslında ‘Hiç’tir ve hiçleşme kültürü içinde değer kazanır.

Türk Resmindeki modernleşme arzuları, biçimdeki yenilenme isteği ile beraber konularını da şehre taşımıştır. Şehrin mekansal olarak temsil ettiği hayat tarzı, tüketim toplumunun nimetleri ve açmazları, şehirleşen insanın cemaatten uzaklaşarak birey olarak kendini gerçekleştirme isteğini de beraberinde getirmiştir kaçınılmaz olarak gruplarla ve başka kişilerle tanımlamak yerine, kendini daha değerli kılabilecek ve birey olarak tanımlayabilecek yeni arayışlar içine girmesinin yolunu açmıştır.

Şehirleşmenin getirdiği ara dönem konuları kimlik sorunları olarak, Türk Sanatı’nın  sıkça işlenen zengin bir çelişki kaynağı olmuştur.  Bugün ise, her zaman olduğu gibi,  tüm yenilikler, bir doğa kanunu gibi en önce gençlere ulaşmakta,  kuşaklar arası çatışma ve çelişkileriyle zengin bir sanatsal kaynak yaratmaktadır.

Sanatçılar Barış Cihanoğlu, Çayan Yılmaz, Erdinç Babat ve Meliha Sözeri’nin birbirinden farklı sanat formları ve yaklaşımlarıyla gerçekleştirdikleri son dönem işleri bu temel sorular ve zemin üzerinde izleyiciyle buluşuyor. Bu sergide bireyselleşme çabalarıyla, sanatta biçimsel arayışları örtüşen ve her biri özgün ve biricik yollarında ilerleyerek büyük bir gelecek vadeden sanatçıların en son işleri, Mahmut Nüvit’in küratörlüğünde bir araya geliyor.